Eki 01
Dua; istemek, talep etmek manasına gelir.
Malûmdur, insanın dünya hayatı iki esas üzere yürüyor:
Menfaati celp, zararları def…
Yani hayatına lazım olan şeyleri temin etmek ve ona zarar verecek şeylerden de sakınmak, emin olmak.
Bu iki sahada da insan son derece acizdir…
Hücrelerinde cereyan eden olaylar gibi, yer yüzünde ve sema aleminde cereyan eden olaylara da müdahale etme konusunda son derce güçsüzdür.
İşte bu yaratılış onu dua ibadetine yöneltir.
Kendi irade ve kudretinin yettiği kadarını eksiksiz yerine getirdikten sonra, geriye kalan sonsuz sahada bu aciz kulun en büyük vesilesi ve tesellisi Rabbine yalvarmak, Onun lütfuna sığınmak, uğraması muhtemel zararlar için de ondan medet dile... Devami burada
Eyl 10
EY MÜMİN KİŞİ SANA BUNLARI ANLATAN OLDU MU?
İnanan herkes; inandığı için kendisinin iman sahibi olduğunu, doğal olarak da mümin olduğunu söyler ve iddia eder.
Peki! Kur’an’da müminlerin kimler olduğu hakkında neler yazdığını hiç araştırdınız mı?
Tefekkür(düşünmek) etmek; her zaman insanın doğrulara ulaşmada en büyük yardım gördüğü bir özelliğidir. Her zaman birey, bilgileri ile kendisini sorgulamalı ve durumunu bilerek hareket etmelidir. Doğru insan ve doğru toplum oluşması yönünde çok ciddi adımlar atılmasında bunun yapıcı bir katkısı olacaktır.
Mümin olmakla şu yazdığımızın ne alakası var demeyin. Mümin olanlar tevhit içinde olurlar ve fırkalaşmazlar. Bu gün toplumumuzda tevhidin var... Devami burada
Eyl 06
Nesil emniyetini kavrayabilmek için “aile nedir?” sualine cevap bulmak zorundayız. Önce “aile” kelimesi üzerinde duralım. Bakıma muhtaç olmak ve fakir düşmek gibi mânâlara gelen “ayle”den türemiş, arapça bir kelime ile karşı karşıyayız. Istılâhta; “temelini ana babanın teşkil ettiği, kan ve süt bağıyla birbirine bağlı ferdlerden oluşan küçük topluluğa aile denir”ı şeklinde tarif edilmektedir. Ayrıca, nikâhları birbirine müebbeden (edebiyyen) haram olan ferdler de, aileden sayılır. Bir çok arisiklopedide ailenin “anne-baba ve çocuklardan meydana gelen topluluktur” şeklindeki tarifine rastlarsak da, buna katılmak mümkün değildir. Çünkü tarif “efradına câmi, ağyarına mani&... Devami burada
Eyl 03
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nde görevli Diyetisyen Hamide Ataman, Ramazan ayının bu yıl aşırı sıcaklara rastlaması nedeniyle oruç tutan vatandaşların daha yoğun bir şekilde susuzluk hissi duyacaklarını belirterek, özellikle sahurda su ihtiyacını giderecek besinler tüketilmesi gerektiğini söyledi. Ramazanda sıvı alımının gece boyunca arttırılması gerektiğini ifade eden Ataman, “Gün içerisinde alınamayacağı için sıvı alımı gece boyunca arttırılmalı. 2 litre kadar suyun tüketilmesi gerekiyor. Vücuttan sıvı kaybına neden olacağı için çay ve kahve fazla tüketilmemeli. Onun yerine su, taze sıkılmış meyve suyu, meyve tüketilmeli. Özellikle meyvelerin tüketimi çok önemli. Çünkü me... Devami burada
Eyl 03
Ramazan ayi insan psikolojisindeki bereketini once denge konusunda gosterir. Tibben ispatlanan biyolojik faydalarinin yaninda vazifeyi ifa etmenin getirdigi ruh dinginligi ile ruh ve beden arasinda denge saglanir.
Ramazan ayında vazifelerine geri donus yapan kul kendini cok daha iyi hisseder. Mesela, sair zamanlarda bes vakit namazini eda edemeyen kisinin Ramazan’da namazini hic aksatmadigini goruruz. Yani ibadetlerdeki artista da bereket gozlenir.
Yine baska zamanlarda yasanamayacagi kadar tutum ve davranislarda uyum gozlenir. Mesela, alkol kullanan kisi tutum olarak alkolun dinen yasak, biyolojik olarak zararli oldugunu bilir. Ama davranis boyutunda bu zararli, bagimlilik yaratan maddeyi kullanmaktan kendini alikoyamaz. Oysa bu mubarek ayda alkolu terk ederek tutum ve ... Devami burada
Yapilan yorumlar